AR-GE

argeKüresel boyutta insan nüfusunun artması ve bu artışı karşılayacak beslenme olanaklarının gittikçe azaldığı bir sorun ile karşı karşıyayız. Bu artan nüfusu besleyecek çeşitli önlemler alınsa da bu daha çok besin sektörünü hızlı tüketilen ve besin değeri düşük yiyeceklere sevk etmektedir. Dünyamızda henüz beslenme açısından değeri yüksek olan ancak çeşitli kültürel nedenlerle kullanılmayan oldukça geniş yiyecek potansiyeli mevcuttur. Bunlar arasında böcekler, sürüngen türleri ve kurbağalar yer almaktadır. Kurbağaların ekonomik değeri göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Ülkemiz insanının tüketim alışkanlıklarına tamamen ters olan bu su canlısı, dünya sofralarında başyemek olarak tercih edilmektedir. Besin değeri özellikle protein içeriği açısından çok yüksek olan bu canlının kültür yetiştiriciliği ise ülkemizde yoktur. Yetiştiricilik faaliyetleri daha çok toplayıcılığa dayanan bu tür göl, akarsu, dere, su birikintisi, bataklık gibi bölgelerden avlanarak dış pazarlara ihraç edilmektedir. Ülkemizde ki gerek iklim şartları gerekse doğal su kaynaklarının uygun olması bakımından kurbağa yetiştiriciliği yapılabilir. Ülkemizde kurbağa yetiştiriciliği olarak tanımlanan sektörde aslında yetiştiricilik değil, toplayıcılık ön planda olup maalesef kurbağaların doğadan toplanması popülasyonlarının azalmasına neden olmaktadır. Bulunduğu doğal ortamında en iyi biyoindikatör özelliğe sahip bu canlıların popülasyonlarında meydana gelen azalmanın habitatlarının yok olmasından, ultraviyole radyasyondan, mevsim değişikliğinden ve çevre kirliliği gibi birçok faktörlerden de meydana geldiği yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Bu türlerin doğal ortamlarında azalması ise av-avcı ilişkisini olumsuz yönde etkileyerek kurbağaların tükettiği canlıların (sinek, böcek vb.) artmasını ve kurbağalarla beslenen canlıların (yılan vb.) ise azalmasına neden olur. Bu da ekolojik dengenin bozulmasına yol açacaktır. Ayrıca birçok bölgede görülen kurbağa popülasyonunda ki düşüşün patojen kaynaklı olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. İlaveten doğadan toplanan bu canlıların yaşadığı çevre şartlarında maruz kaldığı toksik etkili maddeler veya taşıdığı patojenler bilinmeden çeşitli ülkelere ihracatı yapılmaktadır. Bunların yanında kurbağaların toplandığı alanlarda yapılan tarımsal faaliyetlerde kullanılan zirai ilaçlar türün yapısının bozulmasına ve tarımsal ilaçların etki ettiği böceklerle beslenen kurbağaları da direk olarak etkilemektedir. Daha önce yapılan çalışmalarda böyle durumlara maruz kalan kurbağalarda eklemli yapılarda bozukluk ve hatta anormal DNA yapısı (anöploidi, DNA hasarı) görülmüştür.IMG_2031

Ülkemizde su ürünleri kültürüne uygun özellikler taşıyan çok sayıda su kaynakları mevcuttur. Fakat su ürünleri üretiminin arttırılması için teorik, pratik ve endüstriyel olarakgerekli önem verilmemektedir. Ülkemizde kurbağa yetiştiren bilinçli (AR-GE çalışmalarıyla desteklenen) firmalar bulunmamaktadır. Bunun sebebi de ülkemiz halkının beslenme alışkanlıklarına dayanmaktadır. Ancak yaptığımız AR-GE araştırmaları ile kurduğumuz AR-GE destekli üretim tesisimizde Avrupa standartlarına uygun üretim yapılmaktadır. Biz bu yetiştiricilikle bölgemizde bir ilk olmayı ve diğer yatırımcılara da örnek olarak bölgemizde iş kalitesinin arttırmayı hedeflemekteyiz. Sonuç olarak doğal ortamlarına yakın ancak daha temiz ve zararlı maddelerden arındırılmış tür yetiştirilerek, ülkemiz ihracatına ciddi katkıları olacak olan bir araştırma-geliştirme odaklı şirket olarak faaliyet göstermekteyiz.